İETT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İETT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2012

İETT cevabı..

Öncelikle okumayanlar için link paylaşayım:
http://zeyneptunjupiterdim.blogspot.com/2012/09/iett-mektubu.html

İETT'nin mektubuma cevabı:

Sayın zeynep ,
Otobüs filomuzun kapasitesi ölçüsünde ve yolcu yoğunluğunu göz önünde bulundurarak en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz.Filomuza katılan yeni araçlarla beraber ihtiyaç duyulan tm hatlara takviye yapılmaktadır.Bilgilerinize sunarız. 

Size iletilen cevabın kalitesini değerlendirmek için tek soruluk anketimize katılmak istiyorsanız lütfen tıklayınız. *Linki tıklayamıyorsanız lütfen aşağıdaki linkin tamamını kopyalayarak tarayıcınızın adres çubuğuna yapıştırınız. 
www.iett.gov.tr/beyazmasaanket.php?id=328732&email=................



Kurumun sosyal medyacısı ismimi küçük harfle yazmayı tercih etmiş. Ayrıca ya sesli harfe basmayı unutmuş, ya da 90 sonrası doğumlu. 1000 esemes bedava olayına çok girmiş ve sesli harfsiz yazmaya eli alışkın.
Bana iletilen cevabın kalitesini değerlendirmek çok isterdim. Linke de tıklayabildim, diğer linki de kopyalayabildim. Ancak tek soruluk anket çoktan değil, boktan seçmeliydi:

Server Error in '/' Application.

The resource cannot be found.

Description: HTTP 404. The resource you are looking for (or one of its dependencies) could have been removed, had its name changed, or is temporarily unavailable.  Please review the following URL and make sure that it is spelled correctly.

Requested URL: /WebSiteCommentScore/basvurudegerlendirme.aspx


Version Information: Microsoft .NET Framework Version:2.0.50727.5420; ASP.NET Version:2.0.50727.5420

Şaşırmadım.

21 Eylül 2012

İETT mektubu..

İETT ile duygu paylaşımımı paylaşıyorum..


Sevgili İETT

Bugün yaşadığım ulaşım şeklini sizinle paylaşmak istedim. Rutin aynı şeyi yaşıyorum aslında (veya yaşıyoruz diye bir topluluktan da bahsedebilirim, büyük bir topluluk..). Bugün cuma ya, çok paylaşımcıyım.

Sabah uyanma sürecine girmeme gerek yok, özel hayat sonuçta, önemli. Otobüs beklerken en az 2 metre uzaktan durup mahremiyet bölgeme sokmadığım insanlarla, otobüste beden temaslarında bulunmak özel hayat kavramıyla çelişiyor gerçi. Bakın kafam karıştı şimdi. Nasıl yapalım?

Neyse çıktım otobüs bekliyorum. Geldi sağ olsun, gelmeyenler de var. Biraz yoğundu. %98 Ayakta yolculuk yapıyorum zaten. Ayakta 30 dakika işe gittiğimde gerçekten çok dinç oluyorum, oturursam uyurum çünkü. Sonra ayılamıyorsun, kahveler kahveler.. Ayrıca böyle yukarıya tutununca vücut bir açıyor kendini, kollar, sırt bölgesi uyanıyor. Sabah sporu gibi. Pilates topunda esnesem bu kadar olmaz. Ve daha da önemli bir nokta; ayakta yolculuk yapan insanların sörfte başarılı olma ihtimali oturarak gidenlere göre %83 fazladır, bence. Denge çok önemli. Uykuda kaybettiğim dengeyi otobüste yakalıyorum. O virajları alırken falan çok başarılıyım, görmeniz gerek.
Nasıl optimistim ama?

Bir süre gittikten sonra daha da yoğunlaşmaya başladı. 3. Duraktan binmeme rağmen önden 3. koltuğa kadar ilerleyebildim. Genç kızlar, oğlanlar falan var oturan. Yaşlı insanlara yer vermiyorlar, çünkü yorgunlar ve uykuları var. Eğitim sistemi çarpmış herkesi.

Sağımda anadolu kokan bir amca var, 65 civarıdır. Şoför önden bağırıyor "Orta sıraaa ilerleyelimm!" Sonuçta herkes işe gidecek evet, biz nasıl o otobüsü kullanıyorsak güzergahtaki herkesin hakkı bu. Yine ses geliyor "Koridoru çift sıra yapalıııım!" Sıfır beden modasıyla tabi ki koridoru çift sıra yapabiliriz ancak Türk genleri taşıyoruz diye geçiyor aklımdan. Binemeyenlere üzülüyorum tabi. Ama geneli, bir şekilde göğüs topuna çıkar gibi biniyor. Biz iyice küçükbaş taşıyan kamyonet görünümüne bürünüyoruz. Hangi post kimin belli değil. Biri yanımdaki amcaya kızıyor ilerlesin diye. Amca eski adam: "Bayan var!" diyor ve dibime girmiyor. Gevşememiş nesilden, ya da gerilmemiş. O sırada haber dinlemeye çalıştığımdan, muhabbeti çok duymuyorum ama baya bir direniyor bana yaklaşmamak için, başarıyor. Selam olsun.

Bu sırada arkamda duran başka bir adamla otobüs hareket ettikçe temas halinde olmak zorunda kalıyoruz. Genel olarak bakıldığında böyle bir olaydan rahatsız olmayacak bir tip gibi. Ki olmuyor da. Ben böyle bir ittirmeler, kötü bakmalar falan. O da "Otobüsün hali belli minnoş" bakışlarıyla beni rahatsız ediyor. Ben bu kez biraz öne çıkayım diyorum. Ama oturan bir adam var önümde de. Göbeğimi biraz içime çeksem daha gidebilir miyim denemeleri yapayım diyorum. Ama kas yani sonuçta..
Çok optimistim.

Sonra ben düşünüyorum da arkamdaki ve bende, ikimizde de gitar olsa hazır sırt sırta vermişiz, ritm atsa, ben de bir solo yürüsem şöyle bütün sapta.. O sırada bir alt geçitten geçiyoruz, her yer karanlık.. Sarı ışıklar var böyle sanki sadece ikimizin üzerinde. Biz böyle dünyaca ünlü bir grupmuşuz.. O kadar beğeniliyormuşuz ki, bir Türk yapımcı hemen dizi çekmiş bize "1000enler"... Bir şarkı besteliyoruz hemen, dizi müziği:
"Siz benim nereden bindiğimi nereden bileceksiniz?"
Fena optimistim.

Sonra indim ben. Oksijeni buldum. Mahremiyet alanımı kontrol altına aldım. İşimin başına geçtim. Şükrettim; yazabildiğime..

"Okuduğumuzu anladık mı?" bölümü de kalkmış mıdır kitaplardan?

Teşekkürler, İyi çalışmalar.

--
=)


14 Mart 2012

ikarus..





İkaruslar Pakistan'a hediye ediliyormuş. 


Topbaş demiş ki: "Biz de yeni otobüsleri aldığımızdan dolayı İkarus diye bildiğimiz, yıllardır İstanbul'a hizmet veren artık miadını dolduran, devamlı bakımını yaptığımız, bizde artık kullanım dışı kalan 100 adedini kendilerine hediye olarak vereceğimizi öğle yemeğinde kendi konutunda ifade edince gerçekten çok ciddi duygulandıklarını gördük. Bu bir sürprizdi kardeşlik nişanesiydi. Bunlar tabii ki belki burada bir hurda niyetine bile gitmeyecek kadar sıkıntılı ama biraz müdahaleler yapmak suretiyle elimizdeki yedek parçaları da artık biz kullanamayacağımız için onlara vereceğiz. Bu otobüsleri orada bir müddet daha kullanabilirler. Sadece metrobüs hattında değil, yeni gelecek otobüsler devreye girdikten sonra iç taraflarda hatlarda köy yollarında kullanabileceklerinden bahsettiler."


Ne kadar düşünceli değil mi? Sonuçta biz değil miyiz bir kıyafeti, bir ders kitabını nesiller boyu kullanan? Kitaplarımızın karalanan kısımlarını siler kardeşlerimize verirdik, sahaflarda satardık..  Şimdi de ikarusların bakımlarını yaptırıp kardeşlik nişanesi olarak hediye ettik. 

Merak ettiğim bir kısım bakımdan kasıtları nedir? Asıl kısım miadı dolmuş hediye nedir? 


Miadı dolmuş açıklamasının ardından hediye kelimesini kullanmak bana ayıp geldi. Sağlık sektöründen bildiğim miadı dolmuş bir malzeme sterilize edildikten sonra 1 ay kullanılabilir. Ulaşım sektöründeki bakım sonrası süre ne kadardır merak etmekteyim.   



Biz bu ikarusları yıllardır kullanıyoruz. Hep bakımsızdı. Kapılar, körükler hep delikti. Bunlar kışın popo dondurur yazın ise boğazdan geçiyorsanız eğer ve trafik yoksa doğal klimaydı. Bu durumlar söz konusu değilse de iğrenç egzoz eşliğindeki sıcak havayı ağzımıza burnumuza vururdu. Tavandaki delikleri ise kışların soğuk ve yağışlı geçmesine neden olurdu. Körüğün oradaki loşlukta liseli sevgililer aşklarını çılgınca yaşardı. Boyları 1.50 olanlar ayaktayken bir koltuğa tutunduysa asla bırakmazlardı. Çünkü üst demirlerin ergonomisi minimum 1.75 olan insanlar için idealdi. 


Eğlenceli kısımları da var elbette. İkarus virajı alırken önde ters oturan bir arkadaşınızla en arkada düz otururken camdan cama el sallamak mesela =))) Yıllarca eğlendik. Ouu yeeee.


Otobüs doluyken en arka kapıdan bindiysen akbili uzattığında geri gelecek mi heyecanı ayrı bir adrenalin salgısı katar insana. Bazen geri gelene kadar ineceğin durağa varırsın. Bir adamdan rica edersin bağırmasını. Çünkü ses asla öne gitmez.


Çok emektar otobüsler bunlar. 100 Adedi hediye edilmiş, kalanı değerlendirmeli bence sevgili İBB.  Mesela bunlar kesilip otobüs durağı yapılsa.. Ya da otobüs duraklarına yakın akbil dolduran büfelerden yapılsa.. Sonuçta bakım yapılıp tavanı akmaz ve hava geçirmezse sevimli durabilir. Ve biz ileride ne şartlarda ulaşımımızı sağladığımızı küçüklerimize anlatır, görsel olarak sunarız. Son olarak o koca körükten kocaman bir akordeon tasarlanıp uygun bir yerde sergilenebilir. 


Hoşçakal ikarus.. Her nerede yaşayacak ve yaşatılacaksan..