pepela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pepela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2018

Fİ* 2019

Merabayın. Yine yumurta yazısıyla karşınızdayım. Yılın son günlerinde yazılan yani. Toparlayacağım.  Bilirsiniz ki toplama işleminde sıfır etkisiz elemandır. Farkında mısınız ki bilgi toplama sürecinde sıfır en etkili elemandır? Sıfır'ı yılın elemanı seçmemem için bir neden yok, sözlük okumaya bayılırım çünkü. Ve  Viki'ye giden yol sıfırdan geçer, ülkemizde. Teşekkürler. Girdim Viki'ye, Viki de girmiş Oxford'un sözlüğüne.. O da benden..

 "Fermantasyon ya da mayalanma, bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır."
Yani diyorum ki ilişkiler de fermante.

Ben bir maddeyim, sen de bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmasın. Etkileşimimiz bir merhaba ile başlıyor. Tokalaşan insanlarız, ısı veriyoruz orda da. Sonra kaynaşıyoruz birbirimize, köpürüyoruz.. Herkesin kaynama noktası farklıdır ama neyse. Beraber  çürüyüp gidiyoruz.
Bana gelen genel geçer fermante ilişkileri* sıralayacağım biraz, hepsi de şifalı.

YOĞURT: Sütün bakteriyel fermantasyonundan elde edilir. Saf beyaz bir ilişkidir. Her yiğit ilişkide farklılık gösterir. Herkes röranılmaz süper yaşar, kimse yoğurdum ekşi aman ilişkim ekşi demez. Gaz yapar. Karşılıklı birbirlerini gaza getirirler ve sınavdan 98 alırlarsa ağlarlar.

TURŞU: Meyve ve sebzelerle renkli renkli bir ilişkidir. Tekli, çoklu olabilir. Uzun süreli ilişki modelidir. Kurulursunuz yani. Bir de gataroks sebze meyveler gibi sıkı dokulara sahip bireylerden daha lezzetli ilişkiler olur, yani pilates ilişkinizi lezizleştirebilir. Biraz gergin bir hali de vardır. Çünkü tansiyon yükseltir. E sıkıntı.

BİRA: Hamallıktır. bu ilişkide biri hep taşıyıcıdır, bulaşıcılığı yoktur ama. Ne kadar atmaya çalışsa da etkileşim sürecinde ağırlığı hissedilir. Fıstıkları sever, çapkın. Yaz kış iyi gider. Dünya çapında yaygınlığı vardır. Bu ilişkide göbek en belirgin özelliktir. "Yalnıs kafamıs nası güsel" de ilişkiyi özetleyen bir cümledir.

BOZA: Mevsimlik ilişkidir. Alkollüdür. Yani bu ilişkinin olayı kışı geçirmektir. Üşüyen canlıların biraradalığını örnek verebilirim. Mesela civcivler. Civcivler yanaşması gibi. Bo'nun narasının vuruşu Za'nın narasının vuruşundan daha uzundur. Bu da kış aylarında sokaktaki adamın O'da çıkardığı buharın baca tütmesine benzemesindendir. Yoksa A'yı uzatırdı. Neyse ilişki kısa, kuşlar sıçıyor.

SUCUK: Tarafların birinin etobur diğerinin otobur olduğu ve bir kılıfta oluşan ilişkidir. Etlerle kurumuş bitkiler yani baharatlar kılıfta bütünleşirler. Kaliteli ilişkidir ve ateşte pişme süreci daha kısadır. Kişiler fazla pişerse yanar. Kimse yanık ilişki istemez. Doğal yanmadan bahsetmiyoruz. Bir veganla zor tabi ülkemizde. Kokoreç diye bir gerçek var. Kıymayın efendiler.

TARHANA: Omg. Kalabalık etkileşimler. Yoğurt, sebzeler, unlar munlar. İlk aşamada kabarırlar bunlar birbirlerine, sonra foşlatılır dış güçler tarafından. Dış güç der ki abartmayın çocuklar, kabartmayın. Bunlar beraber takıldıkları kaptan alınırlar ve kurumaları için bir yere serilirler. Çünkü çok ıslak kalırlarsa hasta olabilirler. Kuruduktan sonra da tozlaştırılırlar. Yani üremeleri tozlaşmayla olur. Tozu kaynayan suya salarız ve mmm. ommm. hmmm.
Burada annemin tarhana kurutma sürecindeki sanatını paylaşacağım, yetenekli, eğlenceli kadın.



ŞARAP: Temkinli bir ilişki türüdür. Karşıdakini önce tadar hım hım yapar beğenirseniz devam edersiniz.  İlahi bir yanı da vardır; cennette şelalesi var diyolla. Karadenizli bir ilişki modeli olduğunu düşünüyorum çünkü sevgili Cemal Süreya demiş ki;
" Saat on ikiden sonra,
Bütün içkiler,
Şaraptır."

Yani fermantasyon sürecinde şekerimizi yerler alkole çevirirler. Şeker gibi insanken kokarsınız mokarsınız tok tutarsınız. Her şeyin çok saçma olduğu 2018'e başbaş ve olacağı 2019'a hellö diyorum. Ho Ho Ho. Neden Ho? Çünkü O'nun buharı baca tütmesine benzer. Ha Ha Ha benzemez.

30 Aralık 2017

2binon8

Ayva çok olunca kış da çok olurmuş. Şimdi ayva çok. Yani ayvayı yedik. Bence 'Ayvayı Yemek' deyiminin en mantıklı açıklaması. Ama öyle değilmiş. Genel olarak mantık paydasında buluşmamız zor.
Neyse. Gereksiz ama aydınlatıcı bilgi olarak deyimin nereden geldiğini paylaşacağım:
Yıllaaaaar yıllaaaaar önce bir ailenin evine hırsız girmiş. O zaman asgari ücret 1603 TL değil tabi, insanlar fakir. Hırsız dönmüş dolaşmış çalacak bir şey bulamamış. Gitmiş dolabı açmış 2 ayva var. Birini oturmuş yemiş. İkinciyi de yesem mi yemesem mi diye düşünürken polisler gelmiş. Helal olsun çok hızlı gelmişler. Şimdi olsa 5 kg yiyebilir bir hırsız çünkü trafik çok yoğun. Neyse almışlar götürmüşler merkeze. Sonra hırsız mahkemeye çıkmış ve hakime suçsuz olduğunu, bir şey çalmadığını ve sadece bir ayva yediğini söylemiş. Hakim amca da demiş ki eğer ayvayı yemeseydin hırsızlığa teşebbüsten küçük bir ceza alırdın, ancak ayvayı yediğin için hırsızlık olayı gerçekleşmiş bulunmakta ve ona göre ceza alacaksın. Hırsız demiş ok, ayvayı yedik.. Rivayete göre olay buymuş yani, fena sayılmaz.
Ceza ve rehabilitasyon süreçleri çok önemli olmakla birlikte bir türlü gelişmiyor. Çok yavaş ilerlemeler var. Teknolojik ve endüstriyel değişimler olabiliyor. Köyden kente göçle birlikte kızılcık sopasının yerini vileda sopası alabiliyor. (Cümlede ürün yerleştirme bulunmaktadır.) Önemli olan hem suçlu hem güçlü olmamak.
Mesela Manuş Baba'nın "Eteği Belinde" şarkısının bestesi çalıntı olduğu haberlerine yaptığı açıklamayı ilk okuduğumda böyle düşünmüştüm, yani suçlu ve güçlü olma ihtimalini. Çünkü iki şarkıyı da dinledim ve evet çalmış dedim. Sonra kriptomnezi ihtimali üzerine okuma yapınca da netleşemedim. Sosyal bilimlerde kesin sonuçlara uzun bir süre asla varamayacağız

Casey Weldon çizmiş.
Merhaba 18, 2018. Umarım reşit ve olgun bir yıl olur ve bu enerjini yayarsın. 18 Olup ipini koparan bir yıl olman kuvvetle muhtemel tabi. 
Hayırlısı.
Aşağıda 2 kişi oralet içiyor. 
Ve bu yazı sevgili Tansel için..

30 Nisan 2013

Kaç°

Kış günü kaplıca havuzuna atladık. Mis gibi iliğimiz kemiğimiz ısındı. Sonrası haşlanma süreci, ızgara süreci olarak devam edecek. Havayı koklayan bu yaz fena sıcak diyor. 40°- 50° 'lerden bahsediyorlar. Bu durumda istifa edecekler, bebek planlayanlar varsa harekete geçsinler. Ağustosa kadar İstanbul cehenneminde olmak zorundayım, sonrasında bir terslik çıkmaması için dua ediyor, havuzlu sitelerde yaşayan arkadaşlarımla samimiyet kurma çalışmalarına girmeyi düşünüyorum. :P Şaka. Vaktim yok tatlım maalesef. Evimde küveti doldurur, karşısında dizüstü bilgisayardan 'Dikey Limit' filmini açar, ayran içerim. Buradan o dönemde yazlıkta serinleyecek olan sevimli ebeveynlerime de sevgilerimi gönderiyorum. 
Ramazanın temmuzu kapsaması hayırlısıyla çok sıkıcı. Yaz aylarında 10 gün değil de, 30 gün falan geri atsaydı aslında. Olmazmış ki olmamış. Sağlıklı olalım da...
Bu arada şimdi farkettim küvet, soba gibi bir durumla karşı karşıya. Kaçımızın evinde kaldı ki?.. Ha varken de ne oluyordu.. Ya alt komşuya su gider, ya da su israfıdır. Vileda seti çiçekse, küvet saksıdır. Küvet sobaysa, duşakabin petektir.. Böyle uydurabilirim..
Okyanusun üzerinde oluşan gökkuşağına tırmanıp, en ucuna çıkıp sallanmak isterim. Öyle sallanırken tutunarak 360°'yi tamamlarsam erkek olma ihtimalinden, öne ve arkaya 180° gidip gelirim sonra atlarım diye düşündüm. Siz döner miydiniz 360° ? 


9 Nisan 2012

28

Yeni yaşım, hangi şehrin plakasıysa, o yıl o şehre gitmeyi seviyorum. Çok yaşlandığımda, mesela 126 yaşıma geldiğimde, ben o ili ilçeyken gezmiş olacağımdan 65–70 yaş civarı gibi sona ereceğini düşünüyorum. Bu yıl Giresun..  
Giresun'da fındık var. Fındıkkıran.. UuUuUu..Nefis Türk fındıkları.. Fındık kreması gibi yaş =) 
Bugüne kadar olanlar çok güzeldi,teşekkür ederim (rabbim,annem,babam). Seviye yükselterek devam etmeyi umuyorum. Finale yaklaştığımda hala 3 canım olsun =) 
Perçemli, koca gözlü, sivri burunlu yaş.. Hoş gelmiş..