oytun yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oytun yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2013

Tom!

Buraların oluşumunda emeği büyük adam, yaşın çılgın, melodik, eğlenceli olsun! 



                                ♪►

11 Mayıs 2012

Topumu Kes Anne

              Cennet annelerin ayağının altındaymış ya "Alırım seni ayağımın altına" diyen bir anne aslında "Çocuğum cennetliksin" demek ister. Terliğini fırlatan bir anne "Yavrum sana cennetin kapılarını açtım" mesajı verir. Çocuklukta asla akıl ermez annenin yaptıklarına. Ergenken hiç ermez. Annelerin günü kutlu olsun. Kapitalist hediyeler.. Nasıl biliyorsanız.
          Bence kampanya başlatılmalı. Anneler üzerine küfür bitmeli, bitirmeyecekler olacağından aza indirilmeli. Buradan olayı futbola bağlayacağım.
              Türk futbol taraftarının %96'sı erkek kişidir. Ve 3 bileşeni vardır:seks,küfür,şiddet. Bir Galatasaraylı olarak yazıyorum. Taksim'den Seyrantepe'ye gitmek, ki metroyla olsa dahi maç günü tam bir kabus. Bedenen ve ruhen yıpratıcı bir süreç. Duymamaya,görmemeye çalışayım, oramı buramı koruyayım derken çok yaşlanıyor ruh. Genelde erkekler -kibarca- seksten bahsediyorlar. Ama seks yapmak istedikleri kişiler rakip takımın öncelikle annesi, eşi, kız kardeşi, teyzesi hatta -geçenlerde şok yaşadım- anneanne ve babaannesi. Genel olarak kan bağı olan kadınları. Ve bu adamlar bu kişileri sıralarken asla rahatsız olmuyorlar.
             Metroda bir maça gidiyoruz yine. O hafta içi Ayten Alpman vefat etmişti ve o gün anma töreninden dönen  yaşları bir hayli olgun eski türk hanımefendileri var. Gevşek ergenler metroda bağırıyorlar yine küfürlü. Hanımefendilerden biri dedi ki "Oğlum, biz de Galatasaraylıyız ancak sizin bu yaptığınız ve söyledikleriniz çok ayıp." Bunun cevabı olan tezahürat geldi "Küfüre karşıyız, küfüre karşıyız,ama son keeeeezzz......................."
              Maçta futbolcuya "Hadi bebeğim" diye seslendiğimde adamlar şaşırıyorlar. Bir kez de "Baban ölsün" ü denedim. Yaklaşık 20 kişi baktı. Değişik geldi onlara. Çünkü aşağılanması gereken kişi anne. Babayı neden karıştırıyoruz değil mi?
                Stat erkekleri birbirlerinden gaza geliyorlar. Ne zaman küfür etmiyorlar biliyorum. Yanında annesi, sevgilisi, kız çocuğu, kız arkadaşı, herhangi bir kadın olduğunda. O zaman erkeğin ettiği küfür "ssssssssss" ile kalıyor. Ve sevgilisi varsa sevimli olmak için seni seviyoruma bağlar. Yo.
               Cezalı maçlarda kadın seyirci olması ayrı bir problem bence. Cezalı maç seyircisiz maçtır. Kadınlar yok mu? Kadınlarla cezalandırma olayı değişik. Çığlıklardan mı rahatsız oluyorsunuz? Her zaman mı?
          Bu durumda maçlara erkekler 1 kadın refakatçi eşliğinde gitmelidir diye bir sonuç çıkarabilirim. Kombineler kadın eşliğinde satılabilir, 2. koltuğu %50 indirimli versinler. Bu kez erkekler kadınlara gebe kalsın. Futbolun ayak oyunu olduğunu, cennetin de anaların ayakları altında olduğunu sürekli hatırlatmalı. Başka bir şey oldu çünkü futbol. Abartı.

12.05.2012 Fenerbahçe-Galatasaray
13.05.2012 Anneler Günü
İyi olan kazansın. Kupayı annelere ithaf etsin. Ve yeni sezon için diller değiştirilsin. Yoksa o anneler dilinizi koparır.




*Bu yazımı Fenerbahçeli olan anneme ithaf ediyorum.
**Galatasaray üzerinden örnek vererek öz eleştiri yapma özelliğimizi gösterdim.
***Tüm takım taraftarı olan erkekler, %96 aynısınız.




5 Nisan 2012

hacıyatmaZ

X ve Y yıllardır birbirini götürmeye çalışıyormuş. Ama araya hep Z girmiş. Bir problemde Z'yi 0 ile çarparak yok etmişler ve X, Y'yi yemeğe götürmüş.
Çatalların, kaşıkların düzgün yerleştirildiği süslü bir yemek masasında sipariş vermişler. İlk salata gelmiş. X kibarlık olsun diye salatayı hazırlamak istemiş. Sirkeye uzanmış ve o sırada koluyla çarptığı tuzluk uçmuş ve kırılmış.  Hemen görevli gelmiş yerleri süpürmüş. Tam silmeye başlamış ki yanlışlıkla Y'yi de silmiş. X masada yalnız kalmış. Y'ıllardır Y'iyemediği Y'yi Y'ine Y'itirmiş.

Sonuç olarak artık masalarda hacıyatmaz tuzluk kullanmalıyız bence. Sakarlıklardan geriye yok olmuş ilişkiler, tuz buz olmuş tuzluklar, ziyan olmuş tuzlar kalmasın.

 Fikir: Zeynep Erdim
                       Modelleme: 3ds Beyin Hücresi                                                                    
Zikir: Oytun Yılmaz
  Modelleme ve Render: 3ds Max

10 Ocak 2012

üçleme!

üçüncü bademcik nefes almamızı engeller
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 3. Köprü'ye neden "Hayır" denmesi gerektiğini sıralamış.
1- Trafik sorununu çözmeyecek
İstanbul'un ilk boğaz köprüsü 1973'te, ikincisi 1988'de açıldı. O zaman gösterilen gerekçeler, iki kıta arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak ve trafik sorununu çözmekti. Ama sorun daha da içinden çıkılmaz hale geldi.
Köprüler trafiği azaltmıyor, aksine kendi trafiklerini yaratıyor çünkü taşıdıkları yolcu değil araç. 1. Köprü açıldıktan bir yıl sonra Boğazı geçen insan sayısı yüzde dört artarken  Boğazı geçen araç sayısı yüzde 200 arttı.
2. Köprü açıldıktan sonra bugüne kadar, Boğazdan geçen insan sayısı yüzde 170 artarken Boğazdan geçen araç sayısı yüzde 1180 arttı.
2- Yeni köprünün iki yaka arasından transit trafiğini geçirerek, İstanbul trafiğini rahatlatacağı söyleniyor
Bu gerekçe doğru değil. Çünkü 3.Boğaz köprüsünün yapımına gerekçe gösterilen transit trafiğin boğaz geçişlerindeki payı sadece yüzde iki/üç.
3-  Köprülerin oluşturduğu bunaltıcı trafiğin nedeni nedir?
Kentte toplu taşımacılığa gereken önemin verilmemesi. Dolayısıyla köprüler, insanların değil, araçların karşıdan karşıya geçişlerine hizmet ediyor. Yolcuların yüzde 63'ünü taşıyan toplu taşım araçlarının köprü trafiğindeki payı yüzde 10. Yolcuların yüzde 37'sini taşıyan özel araçların köprü trafiğindeki payı yüzde 90.
4- Boğazda karşıdan karşıya geçmenin en kolay yolu karayolu odaklı ulaşım/boğaz köprüleri mi?
İstanbul tam ortasından büyük bir suyolu geçen bir deniz kenti. Böyle bir kentte, özellikle boğaz geçişlerinde  deniz, toplu ulaşım için başta gelen  hızlı, etkin, rahat ve düşük maliyetli seçeneklerden birisi. Ancak İstanbul'da iki yaka arasındaki toplu ulaşımda deniz ulaşımının payı düşük; iki yaka arasında inşa edilmekte olan raylı sistemin bitirilmesi için yeterli çaba gösterilmiyor ve karayolu ağırlıklı bireysel ulaşım teşvik ediliyor.
5- Ulaşım sorununu çözmek için köprü yerine neler yapılmalıdır?
İki yaka arasında daha dengeli bir nüfus dağılımı  yaratılmalıdır.  Bunun yanında yeni köprü yerine inşaatına başlanan raylı geçişin bir an önce hizmete geçirilmesi sağlanmalı ve iki yaka arasındaki geçişlerde deniz taşımacılığının payının arttırılmasına çalışılmalıdır. Toplu taşımacılığının kalitesi arttırılarak özel araç kullanımını caydırıcı tedbirler alınmalıdır.
6- 3. Köprü sadece Sarıyer ve Beykoz ilçelerinde yaşayanları mı etkileyecek?
Boğaz köprüleri İstanbul'un plansız ve sağlıksız biçimde kuzeyde doğru genişlemesini teşvik ederek, planlanmamış nüfus artışına neden oluyor. Bu durum 2. Köprü'nün açılması sonrası oluşan Sultanbeyli ve Sarıgazi gibi kalabalık ve çarpık yerleşimlerde çarpıcı biçimde yaşandı. 3. Köprü bu çarpık gelişmeyi daha da hızlandıracak. Daha şimdiden köprü güzergâhı üzerindeki araziler el değiştirerek büyük sermaye grupları tarafından satın alınıyor.
7-3. Köprü'nün rantı nereye gidecek?
Büyük inşaat şirketleri, arazi spekülatörleri, bankalar, petrol devleri, otomotiv şirketleri. Olağanüstü yetkiler yaratan kentsel dönüşüm yasasıyla beraber, İstanbul'da 250 bin yapının yıkılması planlanıyor. 3. Köprü'nün bağlantısı olan Kuzey Marmara otoyolu projesinin yüzde 12'lik bölümünü  aslında orman olan ancak 2-B olarak anılan arazilerinden oluşuyor.
8- 3. Köprü İstanbul'da yaşayan insanların yaşamını nasıl etkileyecek?
3. Köprü kentin kuzeyinde yoğunlaşan son doğal yaşam alanları üzerinde geri döndürülemez yıkıcı sonuçlar yaratacak. Köprünün yapımı sırasında, iki milyon ağaç kesilecek. 3. Köprü'yle birlikte İstanbul ormanlarının üçte biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Dere yataklarının taşması sonucunda seller yaygınlaşacak; içme suyu havzalarının kirlenmesi ve erozyonla birlikte barajlardaki su oranının düşmesiyle İstanbul'un su sorunu daha da ağırlaşacak; geçimini ormandan sağlayan çok sayıda orman köylüsü yoksullaşacak; hava kirliliği artacak ve yaban hayatı daha da tahrip olacak
9- 3. Köprü sadece İstanbul'u mu etkileyecek?
3. Köprü projesinin yapımı için altı milyar dolarlık bir maliyet biçiliyor. 3. Köprü, Marmara bölgesinin tamamını etkileyecek olan Kuzey Otoyolu projesinin bir parçası. Bu otoyol, Kocaeli ve Çatalca havzalarındaki birinci sınıf verimli tarım topraklarının ve su havzalarının da tahribi ve yağmalanması anlamına gelecek.
10- 3. Köprüyü savunan bir bilim insanı var mı?
Bugüne kadar hiçbir bilim insanı, bilimsel kurum ya da meslek örgütü, 3. Köprü'nün İstanbul için bir ihtiyaç olduğunu savunmadı. Aksine 3. Köprü'nün İstanbul'a vereceği zararlar bilimsel açıdan kanıtlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan bilim insanları ve mühendisler tarafından hazırlanan kentleşme planında bile, 3. Köprü kente karşı bir tehdit olarak belirlendi. 

18 Kasım 2011

vespa tasarımları..


 fikir: Zeynep Erdim





















zikir: Oytun Yılmaz