metrobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metrobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2024

Ferwerdin

Gün bitmiş.. Hayat turnikesinden geçtim, yatağa. Yatak başı iade makinesi. Yatmadan önce sırtımı yaslayıp oturduğumda gün içinde kısa mesafe yaşadığım duyguları iade ediyor. Az gitmişim çünkü. Çok gittiklerim bende. Şehirde maruz kaldığım gereksiz sesler, gergin ilişkiler, pis kokular.. Hepsi dırırırııt iade. Yatakbaşına minnettarım. TDK yatak başlığı demiş. Her şeye bir kılıf uydurmak? Yatağa başlık. Baş mı, başlık mı? Başlığın altını doldurmak gerek. Başlar boş olabiliyor. Başıboş da.. Neyse yatak başlığına iade için minnettarım, hayat bakiyem hızlıca biterdi olmasa. Hayatta kimsenin bakiyesi görünmüyor tabi. 65 Yaş üstü ya da engelli bakiyesizliği de belki iyice belli olmamasındandır; gelişmemiş, gerilemeye çalışmış ülkelerde. Gerici.. Geriatri.. Yani ülke yaşlı biri gibi. Sürekli eski anılarına özlem duyuyor. İmza yetkisi olmayabiliritesi çok yüksek.. Sağlık raporu istesek bir şekilde alır tanıdık falan da, dengesiz. Toparlarız. İadelerimizi yaparak.

Her şeyi kısa mesafe yaşıyoruz. Sıradan bir taksici bile kısa mesafe yaşamaz.. Sıradan. Sıra beklersin, yaşamak istemez. Hap yaşamlar. Geviş yok. Bazen ilişkileri biraz çiğnemek, balon yapmak, patlatmak, tekrar çiğnemek; tadına varmamızı ya da tükürmemizi sağlar. İlişkilendiğimiz şeyleri hızlı çiğnersek de çenemiz ağrır. Yani sakin, şşş, mmm. 


 Hiç hiçbir şeyi bilmiyorlar, bilmek istemiyorlar

Hiç hiçbir şeyi görmüyorlar, görmek istemiyorlar

Şu cahillere bak, dünyanın sahibi onlar

Şu cahillere bak, dünyaya egemen onlar

Onlardan değilsen eğer, sana zalim derler

Onlara aldırma Hayyam

Dostum..


Bu şarkıyı duyuyorum, sıklıkla. Sıklıkla 🍉


"Hayyam, olsa olsa bir çadır senin bedenin, 
Can sultanımızın bir süre oturması için; 
Ecel hancısı bir başka konak döşeyince 
Sultan göçer gider, viran olur çadırın senin."


Gereksiz bilgiler: Ömer Hayyam 4 Aralık'ta ölmüş. Rahmetler. Boğa burcuymuş. Can sultan çok iyi bir tabirmiş. Ferwerdin: Celali takviminde ilk ay, 21 Mart-20 Nisan, Nevruz, Yılbaşı ve baharın başlangıcı demekmiş, burcu Koç, ben. Hevenaysdey.

7 Kasım 2014

Güncek

Servisler kaldırılacakmış.
Metro, metrobüs, tramvay güzergahlarında oturanlar bu araçları kullanmak zorunda olacakmış.

Trafiği rahatlatabilir.
İşsizliği de arttırabilir.
Tacizi de.

Sabah saatlerinde zaten var olan aşırı yolcu yoğunluğuna, trafik yoğunluğuna sebep olan, her servisteki ortalama 20 kişi eklendiğinde, rahatlayan ancak birkaç fortçu olur. Çok uzun bir cümle, evet. Silmeyip kısalarla devam edeceğim.
İstanbul insanlarının sabahları toplu taşımalara kendilerini taşıtmaları çok güç bir iş. Her yer o kadar yoğun ki! Servisle işine ulaşıp trafikte oyalananların -hiç olmazsa- arkası sağlam.

Ülkemizde arka önemli.

Şimdi bu bir sürü insana bir de servistekiler eklenince ne olacak? Nasıl binecekler? Nereye dayanacaklar? Kimler dayayacak?
Tatlım bunları düşünmüyor musunuz?
Düşünüyorlar.

Diyecekler ki;
“Heyy heyy bacım tacize uğramışsın bu senin sıkı kalçalarından kaynaklı! Bu senin dar kotundan kaynaklı! Geyikli taytının boynuzlarına takılmış adam! Ugglarının sıcaklığıyla mayışmış! Parfümün etkileyici kokuyormuş! Saçların elektriklenmeyle sakallarına sarılmış! Adam naapsın?”

Diyecekler ki;
“Heyy heyy bacım biz vaktiyle sizin arkanızdaydık. Biz dedik pembe metrobüs yapalım, yumuşak yumuşak gidersiniz. Siz ne yaptınızzz? İstemedinizzzz! O zaman yapacak bir şey yok!”

Suçlu yine mağdur olacak. Kılıf önemli, minare ve çalan.. Bunlar önemli buralarda.
Sonra pembe metrobüs gelecek. Sonra pembe yollar… Değişik renk ayrımcılıkları. Iyy.
Peki servis şoförleri ne olacak? Çoluk çocukları? Muhtaç olmayan böyle bir işi tercih etmez sanırım bu cehennemde. Onlara da bulunacak işi tahmin ediyorum;
“İttirici”
“Sığdırıcı”
“Sıkıştırmacı”
"Tıkmacı"
Yok yok. Bunlar çok kaba olur. Batıdan kelime eklemeli. Kesin şöyle derler;

“Zip Görevlisi”


Olaylar kahverengiye yol alıyor yine.

Saray camlarından kaka yapıyorlar, şemsiyesiziz.