18 Kasım 2013
Bloggerlar Çalıyor 2, Kızlı Erkekli
Etiketler:
#BloggerlarÇalıyor,
#BloggerlarÇalıyor2,
#kızlıerkekli,
♀,
♂,
♪,
♫,
leyla the band,
yokluğunda
10 Kasım 2013
∞
"Her
fert istediğini düşünmek, istediğine
inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine
sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. "
"Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur."
"Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir."
Hürriyetimizle yürüyoruz, hep yürüyeceğiz, yorulmadan.. Sonsuz özlem, saygı, şükran ve sevgi ile..
"Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur."
"Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir."
Hürriyetimizle yürüyoruz, hep yürüyeceğiz, yorulmadan.. Sonsuz özlem, saygı, şükran ve sevgi ile..
10-16 Kasım Atatürk haftası kutlu olsun. Allah gani gani rahmet eylesin..
Etiketler:
∞,
10 Kasım,
Atatürk,
Atatürk Haftası,
Mustafa Kemal
7 Kasım 2013
KApqAK
Adam, kadın için saklama kabı gibiydi.. İçinden çıkarsa hemen bozulacak, içinde kalsa bozulması biraz daha zaman alacak.. Kadın zaman verdi tabi. Çok da niyetli değildi. Zaten adam, toplasan 50 cc bile etmezdi.. Belki biraz daha vakumlanabilirdi.
Kadın serindi, uçsuz bucaksızdı.. Buralar hep onundu. Sonra düşündü, bozulmak doğal bir süreçti ve adam aslında saklama değil , saklanma kabıydı. Neden saklansın ki? diye düşündü.. Bunlar hep yapıcı olmaya çalışmaktandı. Sonra adamı biraz ittirdi ve pıss sesini duydu.. İçeri oksijen girdi. Gülümsedi, pembeleşti. Tüm akyuvarları, alyuvarlarını dansa kaldırdı. Adam aklanma kabına, hatta paklanma kabına dönüşmüştü. İçi havalandı onun da, kokularını ve korkularını atmıştı. Adam sadece kaptı. Tabi kadın da bir şeyler kaptı.
Sonuçta iç içe geçmiş ilişkiler, çok mesafeli ilişkiler kadar sağlıksızdı. Bazen göz göze gelip, hep aynı yöne bakmaktı daha uygunu.
İçindeyken hissedebilir ancak göremezdiler birbirlerini. Çok mesafeli olunca da A noktasından B noktasına giderken, hızlarının kaç km olduğu, kaç saatte birbirlerine vardıkları önemli konulardı. Nokta belirlemezlerse biri daha çok yorulabilir, belirlerlerse de birinin bekleme ihtimali olabilirdi ve bu hoş bir durum olmazdı. Aynı anda gelmek en güzeliydi. Zaten ilişkilerde formülsüzlük hoştu.
Kaplardan başlamışken, mitolojideki Kappa adlı yaratıkların özelliklerinden kapılabilirdi biraz...
Kappaların başlarının üzerinde su dolu bir çukur bulunurdu. Eğer o su dökülürse doğaüstü güçlerinin yok olacağına inanırlardı. Hep dik durmak, dışarı sızdırmamak gerekirdi..
İnsanlara kırık-çıkıkçılığı Kappalar öğretmişti.. Öğrenememişlerdi tam.. Kırıp, çıkmamalıydı.. Kapak, işlevine uygun kullanılmalıydı..
Büyük yangınlardan ve ateşten korkarlardı Kappalar.. Can yakmamak gerekirdi.. Isıya da dayanıklı olmak..
Kappalar salatalıkları çok severdi. İnsanlar, onları tuzağa düşürmek, başlarındaki suyun dökülmesini sağlamak için salatalık atarlardı.. Hıyarla ilgili bir söz buraya..
Etiketler:
50 CC,
aklama kabı,
hıyar,
Kappa,
kitri,
paklama kabı,
saklama kabı,
saklanma kabı,
salatalık
29 Ekim 2013
T.C.
Cumhuriyetimizin 90. Yılı Kutlu olsun! Atatürk ilkeleriyle daha nice 90 yıllar devireceğiz!
Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!
Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku
Türk Milleti!
Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!
Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.
Yurttaşlarım!
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz; çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.
Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.
Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.
Büyük Türk milleti!
On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!
Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku
Türk Milleti!
Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!
Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.
Yurttaşlarım!
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz; çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.
Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.
Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.
Büyük Türk milleti!
On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Mustafa Kemal Atatürk
Ankara, 29 Ekim 1933
Ankara, 29 Ekim 1933
Etiketler:
10. Yıl Nutku,
90. Yıl,
Atatürk,
Cumhuriyet Bayramı,
Mustafa Kemal,
Ne Mutlu Türküm Diyene,
T.C.,
Türkiye
18 Ekim 2013
❀
Etiketler:
7 kişi bir büyüğe girmek,
baklava,
bee,
ciğer,
inek kaçtı,
işkembe,
kavurma,
kurban bayramı,
kuyruk,
muu
7 Ekim 2013
CAN
Sanırım 2003'tü.. 10 Yıl geçmiş..
25.06.2005'te telefonuma Can'dan bir mesaj geldi..
"Kazım onurlu bir insan ve büyük bir devrimciydi.......Sevgili Kazım, gitarın burada kalmış, haydi gel, al onu!"
07.10.2013 10 Yıl olmuş.. Yine boktan bir pazartesi..
Şimdi ben yazıyorum, Kazım'ı dinliyorum.. Can gitmiş..
"Can onurlu bir insan ve büyük bir devrimciydi... Sevgili Can, bisikletin burada kalmış, haydi gel, al onu!"
Üniversitede ilk yılım.. Ağabeyimin 2. yılı.. Aynı tren güzergahında, Anadolu'nun farklı şehirlerinde okuyoruz.. Can'la o zaman tanışmıştık. Sakin ve tok ses tonu, turuncu meçli sakalları, uzun ve gür saçları, neredeyse görmesini engelleyen kirpikleri..
Hayatı pedallıyordu.. Ağabeyimle ilk aldıkları bisiklet babaannemin, sur içindeki cumbalı eski İstanbul evlerinden biri olan evinden, tinerciler tarafından çalınmıştı.. Hiç kızdığını ve küstüğünü görmedim. Sanırım her duruma uygun çok kaliteli bir türküsü vardı.
25.06.2005'te telefonuma Can'dan bir mesaj geldi..
"Kazım onurlu bir insan ve büyük bir devrimciydi.......Sevgili Kazım, gitarın burada kalmış, haydi gel, al onu!"
07.10.2013 10 Yıl olmuş.. Yine boktan bir pazartesi..
Şimdi ben yazıyorum, Kazım'ı dinliyorum.. Can gitmiş..
"Can onurlu bir insan ve büyük bir devrimciydi... Sevgili Can, bisikletin burada kalmış, haydi gel, al onu!"
En hümanist dost.. Gittiysen vardır bildiğin.. Ben winston light gördükçe sana gülümseyeceğim, senin için bir fırt çekeceğim.. Gitarımı alıp bir kumsala gideceğim.. Kazım türküleri söyleyip, kansere küfredeceğim..
Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve Perşembe Akşamı Bisikletçileri'ne sabır ve baş sağlığı diliyorum.. İyi ki gelmişsin..
3 Ekim 2013
CP
Cerebral Palsy beyin felci anlamına gelmektedir, Doğum öncesinde, doğum esnasında veya doğum sonrasında oluşan nörolojik hasarlardır. Cp'li çocuklarda eğitim eksikliği, sosyal hayata dahil olamama, duyma ya da konuşma problemlerinde tedavi görememelerinden kaynaklı entegrasyon problemi söz konusu olabilir. Sadece %35'inde zeka problemleri bulunmaktadır. Cp'li bireylerde beynin görmüş olduğu hasar kalıcıdır ve ilerlemez. Tedaviyle daha iyileştirilebilir. Beynin idaresinde bulunan uzuvlar ise gelişim ve tedaviye bağlı değişimler gösterir. Cp'li çocuklara tanı konulduktan hemen sonra tedaviye başlanmalıdır. Bireyin yaşamını sürdürebilmesi ve becerilerinin gelişimi için eğitim çok önemlidir. Fizyoterapi, konuşma ve dil terapisi, uğraşı terapisi önemli etkilere sahiptir, tedavi süreklidir.
"2 Ekim Dünya Cp Günü" Cp ile yaşayan bireyler ve ailelerinin dünyalarını değiştirebilmek için yapılan küresel yenilik projesidir. 31 Ekim 2013'e kadar web sitesinde Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Çince ve Almanca olarak bir videoyla fikrinizi paylaşabilirsiniz. Aldığınız oylar sonucunda da çeşitli ödüller var.. İşe yarama hissi en büyük ödül bence.
Allah akıl fikir versin diyorum..
http://en.worldcpday.org/
"2 Ekim Dünya Cp Günü" Cp ile yaşayan bireyler ve ailelerinin dünyalarını değiştirebilmek için yapılan küresel yenilik projesidir. 31 Ekim 2013'e kadar web sitesinde Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Çince ve Almanca olarak bir videoyla fikrinizi paylaşabilirsiniz. Aldığınız oylar sonucunda da çeşitli ödüller var.. İşe yarama hissi en büyük ödül bence.
Allah akıl fikir versin diyorum..
http://en.worldcpday.org/
Etiketler:
Cerebral Palsy,
Cp,
serebral palsi,
World Cp Day
30 Eylül 2013
..
Derine, hep derine kazıyoruz
Nerede çağımızın o altın kalbi
Çağımızın altın kalbini arıyoruz
Üzerimizde ağır bir yeryüzü
Gökyüzünden uzakta, çok uzakta
Derine hep derine kazıyoruz
Madencileriz biz, devrimcileriz biz
Patlarız volkan gibi, çağ yenmeyecek bizi
Yorgun değiliz..
Ah! Mekanın cennet olsun.. Sesin benimle..
18 Eylül 2013
Sosyal Medya Kişilik Puntosu
Sosyal medyanın özel hayatı törpülediği konusunda negatif gelişmekteyiz. Hep beraber çevrimiçi yaşıyoruz.. Profillerine baktığımızda muayyen dönemleri tahmin edebilir, ergenlik geçişlerini anlayabilir hale geldik. Kim, kiminle, nerede, nasılı biliyor; hep beraber görüyoruz,diyoruz..
Sosyal medyanın okuma-yazma alışkanlığı kazandırması noktasında mutluyum. Herkes daha bir yazar,okur, düşünür oldu. Günde en az 30 sayfa kitap okumalısın deyince elleri terlemeye başlayıp, göz bebekleri büyüyenler, bir şekilde bu alışkanlığı kazandılar. Ortalama 20 özlü söz,20 durum güncellemesi,30 yorum,10 tivit okusa, 5'ten hesaplasak 400 kelime eder,iyi başlangıç. Bir tivit atarken dakikalarca düşünenler, kitap yazmanın ne kadar zorlu,emek harcanan süreç olduğunun farkına varıp, gereken değeri vermeye başlayabilirler. Bir kitaba, 25 kişi düşüyor, yazık. İmla da çok önemli. Bilgisayarlar fena akıllı oluşları sayesinde o hatalı kelimelerin altını kırmızı kırmızı çizip, dikkat et mesajı veriyor ya bayılıyorum. Ha buna rağmen başaramayanların oluşu da öte yana bayıltan bir durum. Gelişmekteyiz.
İngilizce yazanlar konusunda farklı görüşlerim var:-İki insanım mesajı
-Bir süre yurt dışında bulundum oh yeah
-Kendimi Türkçe ifade edemiyorum vats dı miiningg ...
-Sence de havalı değil mi Hi-ree?
(Böyle bir mağaza görmüştüm, adı buydu: Hayri yazmamış totoş.)
Yıllarca tüm gençler ebeveynlerine nerede olduklarını söylemediler... :D Forsükuerle birlikte herkese söyleme ihtiyacındalar. Tabi ki söylenmeyen yerler vardır ;) Tam olarak anlamıyorum bazen, genelde bir görgüsüzlük söz konusu. Şaşırmalarım oluyor günde ortalama 2 kez. Beğensen bir türlü, yorum yapsan bir türlü.. Olması gerekenler eyvallah (destekler).. Ancak bazen çok gereksiz olabiliyor. Nerede olduğum gerçekten kimseyi ilgilendirmiyor.
Vecihi ev'de
- Kendinizin mi, kira mı?
Bili Ofis'te
-Oval ofis? @Monika?
Hande @wc
-küçük?, büyük?
Bir kaç yıl öncesine kadar herkesin hayatı gerçekten özeldi. Şimdilerde özel hayat sanırım çıplaklık ve seksi kapsıyor sadece...Tabi ki zamanla ebeveynlerde değişti. "Dudağını uzatan evlat candır" moda olmuş. bizim zamanımızda olsa köftelere mandal takarlardı.
Şöyle düşünürsek: aktif sosyal medya kullanıcısı herhangi bir fotoğraf paylaşılmasına karşı bakımlı olup, durum bildirimi yapma konusunda 'gezelim görelim' yaşamalı.. Bakımlı olup gezmek iyi bir şey. Beyin de bakımlı olmalı ve loblar arası gezinmeli.. Gelişmekteyiz.
Saygı kaybı yaşadığımız bu zamanlarda klavyede, farede dolaşan parmakların kemiği vardır. Parmaklar sinyali beyinden alır. Gelişim beyinde başlar..
''Söz uçar yazı kalır.' dönemi de bitti artık. Yazdığınız yazılar uçurulabiliyor. Mesela biri paylaşımda bulunuluyor, altına yorumlar.. Sonra paylaşan, paşa keyfine göre laf söyleyip iletiyi silebiliyor. Bunlar çok garip şeyler. Yazılı iletişim her zaman daha sağlıklıdır. Tipeks çıktı mertlik bozuldu derken bilgisayarda bozuk bile değil, olmayabilir..
Sosyal medyada tüm profillerde görünmez 'metin araç çubuğu' var. Metin araç çubuğu görünmese de seçimler hissediliyor. 'Sosyal medya kişilik puntosu' kavramı atıyorum. . Sosyal medya kişilik puntonuz kaç? Kimin gözünden bakınca? Punto büyükse kötü, demek birilerinin gözüne sokmaya çalışılan şeyler var. Küçükse de kötü. Neyden kaçıyorsunuz? Kimi takip etmek için sosyal medya kullanıyorsunuz? Punto çözünürlüğü düşük, matematiksel bir görgü kavramı. Bunu anlatamam. Tabi ki anlayabilirsiniz.
Sosyal medya aracılığı ile gönderme yapmalar bit! Sosyalleşme 5 duyu organından birkaç tanesini kullanarak daha sağlıklıdır. Hatırlıyor muyuz? Merhaba =)
Sosyal medya aracılığı ile gönderme yapmalar bit! Sosyalleşme 5 duyu organından birkaç tanesini kullanarak daha sağlıklıdır. Hatırlıyor muyuz? Merhaba =)
6 Eylül 2013
8 Diken
Deniz burnunun dibindeyse eğer mükemmel. Çünkü mis gibi iyot koklamak zihni açar. Gebelerde iyot ihtiyacı 2 katına çıkar ve bu dışarıdan desteklenmelidir. İyotun simgesi I'dir ve atom numarası 53'tür. 53 Rize'nin plaka kodudur. Bazı kaynaklarda Rize adının Yunanca 'Riza' isminden geldiği düşünülmekteymiş ve bu kelimenin Türkçe anlamı "Dağ Eteği" imiş. (Ve şu an yılın ilk karı Rize'ye düştü haberini izliyorum, hayat tesadüflerle dolu.) Diyeceğim şudur ki; Kapıdağ'ın eteğinde bir köy var. Köyün burnu kemerli. Köy önceki hayatında Rizeli olabilir.. Burnunun dibinde bir deniz, iyot kokulu..
Sonra Eylül oldu ve ben orta parmağımın, yüzük parmağıma bakan tarafına saplanmış bir kestane dikeni gördüm! O an bittim. İşte hayatımdaki en duygusal anlarımdan biri. Yaz bitimi ancak bu kadar şaşırtıcı son bulabilirdi. Klasik eski rengime ve üşümeye geri dönerken, o siyah diken beni koyu ve sıcak yaptı. Şimdi biraz daha güneye gidip rengime ve ısıma yakışır takılacağım birkaç gün... Ego avutmacası..
Sonra nemli kuzey zaten. Ve kış.. Bö. Tamam kış gelmesin demiyorum, hobi olarak yine gelsin. Annesinin dondurma yemesine izin vermediği milyonlarca çocuk, o soğukta kartoplarını sırtlarından içeri atsın. Kayan kaysın, kasesini yarsın. Ama yeter. Öyle aylarca olmuyor. Olmayınca olmuyor.
*Rize'nin plaka kodu; 53, 5+3=8, Bu yılı 8 kestane dikeniyle kapattım. Ateyizler?
Etiketler:
53,
atom mu yesek?,
burun,
deniz kestanesi,
deniz yıldızı kayar mı?,
güney,
iyot,
kapıdağ,
kar kış ıyy,
kemerl,
rize,
urchin
30 Ağustos 2013
✌
"Devrimin amacını kavramış olanlar, sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır."
Mustafa Kemal Atatürk
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun..
Etiketler:
30 Ağustos,
Atatürk,
kavramak,
Kutlu,
Mustafa Kemal,
özlem,
Şapka çıkartmak,
Zafer Bayramı,
zeynep erdim
26 Ağustos 2013
2 Ağustos 2013
☀
Bir çuval yarışına katıldım. Tam 6 ay sürdü. 6 Ayda bacaklarım daha da kuvvetlendi. Neyse ki bitti.. Biraz dinlenip daha güçlü devam edebilirim. Onca süreçte zıplarken, ilerlemeye çalışırken çok uyku biriktirdim. Sanki böyle bir sürü uyusam da bitmezmiş gibi. Temmuz sonu yarış bitti. Çok kazanan vardı, ben de kazandım. O mutlulukla kendime bir kavanoz nutella ısmarladım. Eve gittim ve uyudum. Yaklaşık 20 saat. Uyandığımda boyum 1.83 falandı. O yüzden yüzümü yıkamaya giderken zorlandım, kapı geçişleri, lavabo boyu.. Sırtımda enteresan bir şeyler hissettim ve döndüm arkama baktım aynadan. Uyumaktan sırt kaslarım gevşemiş, gevşemişş.. Omurların arası açılmış. Oradaki boşluklara da saksı, vosvos bibloları, birkaç tencere, tava konmuş. Şok oldum. 1.83 Olma pahasına bu saçmalıklarla yaşayamam vücudumda dedim ve silkelendim. Yere düşüp kırılmak yerine uçuştular. Hmm dedim psişik bir şeyler. Banyo camının baktığı boşluktan çıkarken gördüğüm tencere, tava göz altına alındı. Çünkü tüm dairelerin banyo camının boşluğu aynı yere bakıyordu, kıl komşularımız vardı ve emir büyük yerdendi. "Çapulon, sen her şeyi düşünürsün" dedi bir kadın.
Bir okul öncesi repliği: Şikayet yok! Şikayet yok!
Şimdi tatil zamanı. Yağmur da yağsa, dalmadan, ıslanırken yüzebilirim. Aşağılar bulanık oluyor. Dalınca da gözlerimi açmadan duramayınca da kumlar kaçıyor. Allah korusun retinamı çizer. Fobi olabilir. Annem bana gebeyken birçok kez dışarı çıkmış. Bir keresinde kum fırtınası başlamış, sur içinde. Hemen eve dönmüş. Ondan..
Aklı sabit olmayan kumdan işkillenirim. Şuursuzca gezinir havada, suda. Rüzgara kapılır, dalgayla savrulur. Görüntüyü bulanıklaştırır. Kum kiminin elinde kale olur, kiminin elinde avm temeli..
Aklı sabit olmayan kumdan işkillenirim. Şuursuzca gezinir havada, suda. Rüzgara kapılır, dalgayla savrulur. Görüntüyü bulanıklaştırır. Kum kiminin elinde kale olur, kiminin elinde avm temeli..
Güzel zamanlar olsun. Ahlaklı, erdemli, bilinçli, sağlıklı ve çılgın.
Etiketler:
#occupygezi #erdimzeynep,
1.83,
ahlak,
bilinç,
denize dalmak,
erdem,
gidelim,
omurların arası,
tava,
tencere,
uykum
11 Temmuz 2013
Nije Zaboravio! Ne Zaboravio!
11 Temmuz 1995..
2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan en büyük katliam.. İnsanlık katliamı.. Avrupa'nın ortasında..
BM'nin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa, Ratko Miladiç'e bağlı Sırp birlikleri tarafından işgal edildi. İşgal sonrası büzüşmüş milletler bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar Sırplara verildi...
Araçlarla götürülen 8000'den fazla sivil katledildi. Bedenleri parçalanarak, üstlerine asit dökülerek toplu mezarlara gömüldüler..
11 Temmuz 2013..
18 Yıl geçmedi..
Acı bitmedi, bitmeyecek..
Kimlikleri tespit edilen 409 kişi daha mezarlarına gömülecek..
Bir tane bile insanın öldürülebildiği yerlerde insanlık, demokrasi, hak, saygı, sevgi, barıştan bahsedilemez!
Yasa ortak olmayanın insanlığından bahsedilemez!
Barış gücü askerleri insanın içindedir, silahsızdır!
Küçük çocuklar küçük kurşunlarla öldürülmez!
Medeniyet susmaz!
Bütün dünyayı kan tutsa!
Allah tüm şehitlere rahmet eylesin.. Kalanlara sabır versin..
28 Haziran 2013
#BloggerlarÇalıyor ♪
#BloggerlarÇalıyor Projesi kapsamında bir grup blog Tutan İnsanın imece usulü, Herkesin onu Bir enstrümanı / sesi Kendi imkanlarıyla kaydetmesinden oluşturduğumuz met Uzun mesafe kanal kayıt düsturuyla tamamladığımız şarkıyı sizlere iftiharla sunarız.
Peki kimler mi sunuyor?
- Fikri Ortaya atan, miksleri Yapan ve projeye bongo Ile Katılan yufkayureklikelgobekli ( yufkayureklikelgobekli.blogspot.com / )
- Projeye davuluyla Katılan, aramızda en PROFESYONEL Kaydi sunmuş ve resmen Grubun birinciliğini uGuru Olan Bay Patates ( sercangulsumogluofficial.blogspot.com / )
- Projenin Fikir aşamasının oluşmasında Büyük Katkısı ve tamamlanması for en az benim Kadar hevesli Olan akustik gitarıyla BangBang ( bonappe.blogspot.com / )
- Kalemi Kadar penası da kuvvetli Debriyaj ( debriyaj.blogspot.com /
- Bası ve sesiyle, onca işinin arasinda vakit ayırıp projenin tamamlanmasını sağlayan ZeyneptunJupiterdim ( zeyneptunjupiterdim.blogspot.com / )
- Blog camiasına Yeni Katılan Güçlü ses senbonzakura ( attmuzik.blogspot.com / )
Yeni projelerimizle Tekrar karşınızda olacağız, Haberdar Olmak İstiyorsanız:yufkayureklikelgobekli.blogspot.com / arama / ... sults = 6
23 Haziran 2013
Berat Kandilimiz
Etiketler:
3 Aylar,
berat,
berat kandili,
Ramazan,
Recep,
Şaban,
zeynep,
zeynep erdim,
zeyneptunjupiterdim
14 Haziran 2013
Ben Ayyaş Mıyım?
5 Haziran 2013
معراج
Etiketler:
barış,
burak,
hoşgörü,
huzur,
miraç,
miraç kandili,
sağduyu,
saygı,
sevgi,
zeynep erdim,
zeyneptün jüpiterdim
31 Mayıs 2013
Taksim Gezi Parkı ☼
Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gövdesine sarılıyorum.
Cemal SÜREYA
_____________________________________
Kışla: Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl.*
_____________________________________
Gezi Parkını yok edip 'Topçu Kışlası' projesi kararına halk 27.05.2013'ten beri direniyor. Bilinçler betona dönüşmeyen kısıtlı alanlarını, ağaçlarını, parkını korumak için çabalıyor. Kendini kaybeden faşizm halkı zorbalıkla, şafak baskınlarıyla durdurmaya çalışsa da çoğalan bir kalabalık var. Daha da çoğalsın.
_____________________________________
R.T.E. :
“Kışlanın bir bölümü müze olabilir, ortası yeşil alan. Diğer bölümünde İstiklal Caddesi’nin devamı niteliğinde alışveriş merkezi. Üstü rezidans ve otel...”
"Ne yaparsanız yapın biz kararı verdik, verdiğimiz gibi bunu uygulayacağız. Tarihe saygınız varsa önce o Gezi Parkı denilen yerin tarihini araştırın. Biz orada tarihi yeniden ihya edeceğiz. Biz orayı yayalaştıracağız. İnsan için yapıyoruz her şeyi. Herkes orada rahatça gezecek. Bizim Türkiye genelinde diktiğimiz ağaç miktarı fidan yaklaşık 2.5 milyardır. Bu ağaçları bu iktidar dikiyor. Yeter ki ağaç dikme merakı olsun insanların onlara da yer tahsis ediyoruz. Bedelsiz, niye? Çevreciyiz..."
_____________________________________
Çevreci :>
-Hıı hıı, çok yazmasın, kapat kapat..
Asla iyi niyet olmayan bu durumda, 'kışla' kelimesinin TDK'da yazılı olan 2. anlamında kullanıldığını düşünüyorum.* Sürü psikolojisiyle AVM'lerde oksijensiz beyinler dolaşsın değil mi? Kapitalizm, kapitalist payını alsın değil mi?
'İnsan=koyun, AVM=ağıl' projesidir bu. Sürüye katılmayanları, ayrılanları, kurtlaştırdığınız polislere kaptırmaya çalışıyorsunuz; beyniniz bilmez, yaptırımlarınız mı bilir? Orantısız gücünüzü teröristte, tecavüzcüde, hırsızda kullanın da kontrollü, yerinde, bilinçli olsun.
Yayalaştıracağız derken? Kimse orada arabayla tur atmıyordu.. Saygınız varsa siz! tarihini araştırın.. Yakın tarihini.. Şimdi gidip bakın. Yayalaştırmaya çalışan siz misiniz, halk mı?
Şehrin orta yerindeki yeşil alanı yok ederek insanlara tahsis edeceğiniz yer neresi? Tekirdağ ya da Kocaeli il sınırı? İstanbul'dan çıksın herkes köylere mi gitsin? Efendim? Analarını da mı alıp gitsinler? Çözümsüz!..
____________________________________
İslamiyet yeşil renkle özdeşleşmiştir. Yeşil cennetin rengidir, doğanın rengidir.
Cennetimize el uzatma!
Kullanıyorsun!
Kullanıyorsun!
Çek ellerini doğamızdan!
Çek dillerini dinimizden!
"Polise en üst makamdan emir geldi => ''Ne yaparsanız yapın, kararımızı verdik'' BU EMRİ YERİNE GETİRMEYEN POLİS, MESLEKTEN İHRAÇ edilecektir."
Biber gazı tatmak istemeyenler:
Şampanyalar değil, dualar eşliğinde köprü açılışı olmuş, ağaçları da duayla mı kestiniz, keseceksiniz? Gaz bombalarını dualarla mı atıyorsunuz? Dua kafanız böyle mi?
Lütfen televizyonlarınızı kapatın. Yandaş medya yalamalarını izlemeyin. Sosyalmedyadan Taksim'de olanları takip edin, Katılın. Şimdi..
✌
24 Mayıs 2013
10dan Sonracığıma..
Ülkemizde günde 8 saat alkol satışı yasağı...
24 Saat çocuklar satılırken..
24 Saat organlar satılırken..
24 Saat kadınlar satılırken..
24 Saat kurumlar satılırken..
24 Saat kanlar satılırken..
24 Saat ormanlar satılırken..
24 Saat uyuşturucu madde satılırken..
Alkol iyi bir şey değil.. Yasak hiç iyi bir şey değil. İkisini ayrı kefelere koyarsam içerim.
Yaptırımlar yeterli olmadığı sürece yasaklar işlemez, yeni yasaklar gelir.. Yasak durumu cazip kılar..
Bir ergenyus sözü: "Yasaklar çiğnenmek içindir."
YANLIş yol..
Olmuyooor, olmuyooor..
Etiketler:
22.00-06.00,
alkol yasağı,
amin,
caiz,
her gün 1 kadeh şarap,
mekruh,
sahibinden.com,
vay arkadaş,
yasak,
zeynep erdim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















